Pazartesi, Şubat 14, 2011

avuntu.


''küçük şehrin sıcak,sağlam insanları büyük şehrin kaypak insanlarından yeğdir.''Bu, küçük şehirde tıkılıp kalmış, büyük şehre akmayı başaramamış ve kendini hep büyük şehre ait hissetmiş insan koplexi olabilir mi!!

3 yorum:

ismail pelit dedi ki...

"büyük şehre akmayı başaramayan" insanın bunu niye başaramadığını; başarmak isteyip istemediğini düşünmek yararlı olabilir.

bir de elbette akmayı tercih etmeyen, çünkü oraya aktığında kendisini gerçekleştiremeyeceğini, akıntının içinde silinip gideceğini düşünen taşralılar da olabilir.

kısacası kompleksten çok bir gerçeğin sunumu var orada. büyük şehre akmak çok kolaydır, yaşamak, yaşamı sürdürebilmek o kadar kolay mıdır?

istanbul'a ilk gittiğimde, girdiğim bakkalın selamımı almamasına şaşırmıştım. işitmediğini düşünerek ikinci kez selam verdim. yine selamımı almadı. adam kendisine sorduğum soruya cevap verirken yüzüme bakmamayı tercih etti. oysa ben insanların gözlerine bakarak konuşmanın, söylenen sözün anlamını oluşturabilecek kertede önemli bir jest olduğunu düşünürüm.

bu kadar gevezeliği niye ettim? istanbul'un benden talep ettiklerini verdiğimde, ben istanbul'dan/ dünyadan hiçbir şey talep edemeyen bir adama dönüşecektim.

iki yıl sonra ayrıldım istanbul'dan.

özlem dedi ki...

tespitlerinizde haklısınız..tecrübe etmiş biri olarak yorumlarınız önemli.ama insanların hayatla alışverişlerinin standart olmadığı düşünülürse genelleme yapmak ne kadar doğru olur bilmiyorum.

ismail pelit dedi ki...

genelleme yapmak hiçbir zaman doğru olmaz.

az önce yaptığım "genelleme yapmak hiçbir zaman doğru olmaz", genellemesi doğru değildir.

***
hayatla alışverişlerimiz elbette aynı olmayacaktır. olmamalı da zaten,

birini diğerinden ayıran, insana kendi benzemezliğini öğreten salt hayattan alıp, ona verdikleri değildir. daha başka bir şey belki de: yaşarken hiçbir biçimde alışverişe konu edilemeyen, alınamayan, verilemeyen bir şey, bu kişinin kendi bütünlüğüdür. bir ilişkide karşındaki insana asla veremeyeceğin şeydir kendi bütünlüğün, bir şehirde asla kaybedemeyeceğin şeydir kendi bütünlüğün. ama düşün ki bir an geliyor durup kendini kaybettiğini düşünmeye başlıyorsun. bunu istanbul düşündürmüştü.

ama şimdi istanbul, gittiğimde nefes aldığım bir şehir. zamanın değiştirdiklerinin yanında zamanı değiştiremeyen bir adam olmanın düşündürdükleri...