Pazar, Nisan 21, 2013

yalnızlar

derler ki pek bi suratsızmış.
hiç bir kitapta okumamıştım böyle bir şey:''bu kitabın yazarın nemrut, suratsız bir adamdır.''
resimlerde de hiç gülmemiş. ama çekmiş, çok çekmiş. müslüman ülkede hıristiyan olduğu için çekmiş, varlık vergisinden çekmiş, ermeniliğinden çekmiş, solculuğundan çekmiş, parasızlıktan çekmiş......
her şeye rağmen güzel yazmış.keşke daha çok yazsaymış.

Çarşamba, Ocak 02, 2013

yılın ilk günü geçti gitti


bazı insanların başka bir elektriği vardır:' negatif' bir elektrik.ama bu negatiflikten kaynaklı bir 'negatif' değildir.bu insancıklar her ne kadar en içten ve samimi duygularıyla dalsalar da olaylara ya yanlış anlaşılırlar ya bir duvara toslarlar.(o bizden değil duvarı, onu görmezden gel duvarı)yok sayarlar her girişimini.her seferinde de çoşkuyla atılır beriki: beni de alın , beraber eğlenelim, beraber ağlayalım, en samimi olanınız benim aslında,en çok inananınız benim, en çok isteyen benim...  diye diye atlar. atladıkça  hep sert duvar...insanların acımasızlığı da değildir aslında bu.başkalarına karşı  hassas,duyarlı olan bizimkine niye özellikle böyle davransın.sebep elektriktir.negatif elektriktir.alanın suçu yok, verenin suçu yok!

Pazartesi, Aralık 31, 2012

happy new year

umarım yaşadığım en iyi yıldan çok çok çok daha iyi bir yıl olur.

Çarşamba, Aralık 26, 2012

başlığı da sen koy.


kaç dünya var bu dünyada.her bir insan  için farklı bir dünya mı öğrenmek zorundayız.birileri de bizim için katlanıyor mu bu öğrenme sürecine? yaşamak aslında sanıldığından daha mı zor?kolay görünen hiçbir şey aslında göründüğü gibi  değil mi yoksa? aslında tek gerçek basit bir rastlantıdan mı ibaret?

ne kadar çok soru ve ne kadar çok bilinmeyen var.

Pazartesi, Aralık 24, 2012

christmas time:)




o zaman mutlu noeller olsun:))






Pazar, Aralık 23, 2012

hobbitings

kaç zamandır gelecek, geliyor a han da geldi şeklinde yaygaralar koparılan ve benim de merakla beklediğim ''hobbit''leri izledim.öncekilerin öncesiydi.Yani ''Yüzüklerin'' başlangıcı. filmler arası güzel ve esprili göndermeler  var ki benim pek bi hoşuma gitti..''Yüzükler''deki kahramanları görünce eski dostlarla karşılaşmış gibi hissedip mutlu oldum.ve filmin sonu hiç şaşırtmadı nedense. orda bitmeliydi ki devamı çekilebilsin ben de izleyeyim.ama filmdeki aksiyon yordu beni.başlangıcı bu kadar 'masraflıysa' devamı nasıldır bilmiyorum.bütün eski düşmanları -neredeyse- bu bölümde alt ettik, geçtik. geriye pek bir şey kalmadı.

''Yüzükler''in etkisini bırakmasa da görseller, müzikler, kostümler, orta dünya ..... yine güzel, yine güzel.

Salı, Kasım 27, 2012

nasıl bir yaşam.

hayatta ne çok şeyden mahrumuz.ne çok şeye sahibiz bir yandan.hep yetinmeye çalıştım, aslında isterken....öyle olmak istiyorum, şöyle yapmak istiyorum....ona gıbta ediyorum, bu durumu beğeniyorum...ama ben buyum ve bu şartlarda  yaşıyorum.sahip olduklarım ve olamadıklarımla, sevdiklerim ve sevemediklerimle...''ne olursa olsun, yaşamaya mecbursun.''

once upon a time...